ARAÇLARA HAYAT VERİYOR,  ‘HAVALI İŞİ’Nİ AŞKLA YAPARAK MODERN TÜRK KADININI YANSITIYOR
Kategori: Röportaj

ARAÇLARA HAYAT VERİYOR, ‘HAVALI İŞİ’Nİ AŞKLA YAPARAK MODERN TÜRK KADININI YANSITIYOR

ARAÇLARA HAYAT VERİYOR,

‘HAVALI İŞİ’Nİ AŞKLA YAPARAK MODERN TÜRK KADININI YANSITIYOR

 

İşini adeta bir aşkla yapan Evrim Duyar, “Oldukça yoğun bir fiziksel efor sarfediyorum çalışırken. Kimi zaman zor koşullara maruz kalıyoruz. Yoğun solvent ortamı, bazen ağır kış koşulları gibi... Ama yaptığım işe tutkuyla bağlı olduğum için bunlar bana asla zul gelmedi. Her bitirdiğim projenin karşısına geçip onu seyrediyorum, ve tüm yorgunluk, çekilen tüm eziyet uçup gidiyor” diyor.

 Modern ve çağdaş Türkiye, tüm dünyaya aslında örnek olabilecek insan kaynağına sahip. Eğitimli gençlerimizin sektörlerle buluşması, sektörlere farklı bir hava katması ve sektörlerimizde hiç denenmemişi denemesi ülkemizi diğer ülkelere de örnek gösterecek düzeye eriştiriyor. Evrim Duyar da bu insanlarımızdan biri. Modern yapısı, sanatçı duruşu, creatif çalışması, yapılmayanı yapmak, denenmemişi denemek istemesiyle ‘Modern Tük Kadını’nı en iyi şekilde yansıtıyor. Evrim Duyar, dünyadaki trentleri takip etmekle kalmıyor aynı zamanda kendi işi içerisindeki ‘moda’ya da yön veriyor. Airbush diye tanımlanan bu ‘sanatı’Evrim Duyar ile değerlendirdik.

Özellikle ülkemizde kadınların her iş kolunda çok önemli işler ortaya koyduğunu düşünüyoruz. Bu sayının artması en büyük temennimizdir Taşıma&Kaldırma Üniterleri olarak. Siz de bu bağlamda rol-model olacak önemli kadın iş insanlarımızdan birisiniz. Evrim Hanım, kadın olarak makine ve diğer ürün boyama sanatı olarak yaptığınız işinizin adını, niteliği hakkında bilgi verir misiniz?

15 yıldır bu işin ve otomotiv sektörünün içindeyim. Babam ve dedem Amerikan arabası meraklısı bir motosiklet sürücüsüydü. Çocukluğum Amerikan arabaları ve motosiklet üstünde geçti bu yüzden. Ve yine bir başka tutkum da resim oldu çocukluk yıllarımdan beri. Uzun zaman resim dersi aldım ve resmi profesyonel hobim haline getirdim. Üniversiteyi bitirdiğimde geleneksel ofis işlerinin bana göre olmadığını farkedip, Türkiye’de o esnada pek bilinmeyen ‘airbrush’ branşında ilerlemeye karar verdim. Hem çok sevdiğim araçlarla iç içe olacak, hem de resim kariyerimi bunun üzerine inşaa edecektim. Planladığım gibi de yaptım.

 

DÜNYA BİRİNCİLİĞİ

KAZANAN UÇAK

Özel yürüttüğünüz projeler de var bildiğim kadarıyla. Okuyucularımıza hem bu özel hem de extrem projeleriniz hakkında bilgi verir misiniz?

Bu işe adım attığım ilk yıllardan itibaren pek çok kurumsal ve özel proje yürttüm. Hemen ilk aklıma gelenler, Solotürk (Hava Kuvvetleri’nin Akro F-16’sı) tasarım ekibindeki görevim mesela. Aynı zamanda 2015 Nato tiger meet tatbikatı için hazırlanan tiger F-16’nın da boyama ekibindeydim. Bu uçak, dünya birinciliği kazanmıştır bu arada tasarımıyla... Yine birkaç tane F-104 çalışmam oldu uçak olarak...

 

PERFORMANS SHOWLAR

GERÇEKLEŞTİRDİM

Gerçekleştirdiğiniz showlar olduğunu da biliyorum. İşinizde hem profesyonel hem kurumsal hem de aslında çok yönlüsünüz. Detaylandırır mısınız?

Renault, Rexona gibi firmalar için road showlar, Mazda, Temsa gibi firmalar için performans showlar gerçekleştirdim.

 

VİNÇ VE TIRLARDAN, OTOBÜS VE KARAVANLARA KADAR GENİŞ BİR YELPAZEDE ARAÇLAR

Bizim sektörümüze yönelik olarak (vinç-TIR) çalışmalarınız da var. Biraz da bu konu hakkında bilgi verir misiniz?

Taşıma ya da kaldırma üniteleri, ağır sanayi taşıma araçları benim ilgimi çeken bir tür. Sanatımı ve uygulamalarımı bu alanlarda da gösterdim ve göstermeyi de seviyorum bu anlamda. Sayısız özel projede imzam var aynı zamanda. bunlar arasında vinç ve TIRlardan, otobüs ve karavanlara kadar geniş bir yelpazede araçlar var.

TABANCA BOYASI

Airbush, ne demek? Airbush denilince ne anlamalıyız? Detaylandırır mısınız?

Airbrush, genel olarak Türkçeleştirmek gerekirrse “tabanca boyası” demek. Pek çoklarının otomotiv boyama işinden bildiği boya tabancalarının biraz daha ufak ve farklı tasarımlı halini kullanıyorum resimleri yaparken.

 

KARIŞTIRANLAR

OLUYOR

Sanırım biraz da karıştırılıyor değil mi?

Bazen reklamcıların kullandığı “giydirme” denen uygulamayla karıştıranlar çıkabiliyor.

Aralarında bir ilgi var mı peki?

 İkisinin hiç ilgisi yok. Ben yüzeye yapacağım resimleri önce geleneksel yöntemlerle çiziyorum, sonra tabancayla boyayarak son halini kazandırıyorum.

Uzun bir süreç var değil mi bu işlem aşamasında?

Birçok aşamadan geçiyor iş bitene kadar. bolca maskeleme kullanıyor ve yine bolca freehand çalışıyoruz. Düz bir yüzeye sıfırdan bu görünümleri kazandırmak gerçekten uzun ve ustalık isteyen bir süreç.

 

HİÇBİR ALANI

‘GİRİLEMEZ’ GÖRMEDİM

Oto sanayi ya da hava üssü erkek egemen bir sektör. Bu sektörlerle iş yaparken çekindiğiniz noktalar oldu mu?

Erkek egemen bir sektör evet ama ben eşitliğe inandığım için hiçbir alanı “girilemez” görmedim kendim adına. başarımın sırlarından biri bu olabilir. 15 yıldır ağırlıklı olarak oto sanayide ve hava üslerinde çalışıyorum.

OLDUKÇA YOĞUN BİR FİZİKSEL EFOR SARFEDİYORUM

Yaptığınız iş hem fiziksel olarak zor hem de kimyevi maddeler açısından da sıkıntılı bir alan. Konuyu değerlendirir misiniz?

Oldukça yoğun bir fiziksel efor sarfediyorum çalışırken. Kimi zaman zor koşullara maruz kalıyoruz. Yoğun solvent ortamı, bazen ağır kış koşulları gibi... Ama yaptığım işe tutkuyla bağlı olduğum için bunlar bana asla zul gelmedi. Her bitirdiğim projenin karşısına geçip onu seyrediyorum, ve tüm yorgunluk, çekilen tüm eziyet uçup gidiyor.

 

BERABER SANSASYONEL İKİ PROJEYE İMZA ATTIK

Ağır vasıta grubunda kimlerle çalıştınız?

Ağır vasıta grubunda şu ana kadar Erkin World Power ekipmanıyla donatılmış makinalarla, Türe Grubu için çalıştım. Oldukça sansasyonel iki projeye imza attık beraber.

Forklift grubunda büyük bir holding ya da grup olacak mı yine?

Önümüzdeki günlerde, yine büyük bir holding için bir seri folklift grubu yapmayı planlıyoruz.

 

KURUMSAL KİMLİĞİN

İMZASI HALİNE GELİYOR

İş makinaları ve ağır vasıta sektöründe olduğumuz için, bu bağlamda sektörümüze yönelik neler söylemek, hangi mesajları vermek istersiniz?

İş makinaları ve ağır vasıtalarla çalışmayı çok seviyorum. Bırakın Türkiye’yi, dünyada bile bu alandaki örnekler kısıtlı ve bu yüzden ‘Custom Paint’ uygulamaları bu alanda ciddi bir fark yaratmaya aday. Sektörde yaygınlaşarak artacağını düşünüyorum bu uygulamaların. Zaten dünya trendleri de giderek daha kişisel olana, daha özel olana yönelme eğiliminde. Bir noktada, kurumsal kimliğin de imzası haline gelebiliyor bu duruş.

 

Paylas: