Türkiyeli bir Avrupa markası; Akyüzlü Dövme ve Kaldırma Ekipmanları

Türkiye'de vinç kancası ve mapa kilidi üretimini ilk gerçekleştiren firma unvanına sahip olan Akyüzlü Dövme ve Kaldırma Ekipmanları 1969 yılından günümüze piyasanın talebi doğrultusunda ihtiyaç duyulan yeni ürünleri AR-GE çalışmaları sonucunda üreterek yerli sektöre çok önemli katkılar sağlamakta. Akyüzlü Dövme ve Kaldırma Ekipmanları San. Tic. Ltd. Şti. Yurtiçi Satış Müdürü Oğuz Türen okuyucularımız için firması hakkında özel açıklamalarda bulundu.

 

Firmasının Dilovası İmes Organize Sanayi Bölgesi'nde 4000m2’lik alanda üretim yaptığının bilgisini veren Türen, "Bünyemizde 4 adet üretim hattı bulunmaktadır. 0.5 kilodan 67kiloya kadar kapalı kalıpta dövme 50kilodan 500kiloya kadar da açık dövme kapasitemiz vardır. Bu nedenden dolayı kaldırma ekipmanları sektöründe Avrupa’da ilk dört üretici içerisindeyiz" ifadelerini kullandı.

Rheinfall markası ile ek kilit, ana halka, sapan kancası, otomatik mandallı kanca ve zincir kısaltma kancası üretimine başladıklarını hatırlatan Türen şunları dile getirdi: "Yük testlerimizi tamamladık. Satışlarımız devam ediyor. Nominal yük sınırının 5 katına denk gelen bir minimum kırılma noktamız var. Bu emniyet katsayısı Avrupalı üreticilerin sundukları ile aynı. Dolayısı ile ürünlerimizi ihraç ederken zorlanmıyoruz. Özellikle emniyet pimli zincir kısaltma kancamız ve kaynaksız zincir sapan halkamız ciddi talep görüyor. Bizim ürünlerimizi diğer ürünlerden ayıran birçok özellik söyleyebilirim, bunların en başında Standartlara bire bir uyum göstermemizdir ki bunun en büyük nedeni Avrupa pazarımızdır. Hammaddemiz vakumlu ve çatlak kontrollüdür,  gaz alma ünitesi olmayan, çatlak kontrol garantisi vermeyen çelik üretici ile çalışmamaktayız. Kendi bünyemizde bulunan TURKAK akreditasyonlu arkadaşlarımız ile herhangi bir ek ücret talep etmeden tüm ürünlerimize manyetik test yapıyoruz. Hammaddeler gerekli testlere tabi tutulmadan üretim hattına alınmıyor, kaldırma ekipmanları sektöründe bulunan en büyük ön şekillendirme hattına ve en büyük üretim hattına sahibiz, bu imkanlar dövme oranı ve kalitemizi çok üst düzeyde tutmakta, üretim hattımız sürekli kalite uzmanlarımız ve mühendislerimizce denetim altında ve üretilen her ürün parti numune yöntemi ile yük testine tabi tutulmaktadır. İyi bir ürün takip ve sertifikasyon sistemimiz var müşterilerimize göndermiş olduğumuz sertifikalar zayi olması durumunda geriye dönük olarak 10 senelik bir portföyümüz her zaman hazır halde beklemektedir. Sizin de hatırlayacağınız gibi yine 2011 senesinde sertifika portföyümüze katmış olduğumuz ve tanıtmış olduğumuz Germanischer Lloyd zaten bu işlemleri standart olarak istemektedir. Kısaca Türkiye’de Avrupa standartlarına göre üretim yapmaktayız. En büyük farkımız bence budur."

 

"Önce Türkiye"

Firmamızın benimsediği en önemli konulardan biri yerli üretimdir. Her zaman 'Önce Türkiye' mantığı ile çalışmalarımızı yapmaktayız. Aslına bakıldığında bu bize handikap sağlamaktadır. Rakip firmalarımız uzak doğu veya başka bir menşei olan hammaddeyi üretiminde kullanırken biz %30-%40 farkla yerli çelik kullanmaktayız. Yurtiçinden tedarik edebileceğimiz bir makine ve teçhizatı hiçbir zaman yurtdışından tedarik etmedik. Ayrıca bu gün taşıma kaldırma ekipmanlarında Yurtdışından ithal edilen ne kadar ekipman var ise hepsini üretmeye talibiz, bunun en büyük örneği “RHEINFALL” markamızın ürün yelpazesinde bulunan zincir ekipmanlarıdır. Diğer ürünlerimizde olduğu gibi bu ürünlerin tamamı da Sanayi Bakanlığı’ndan %100 gibi bir oran ile Yerli Malı belgesine sahiptir. 2016 Türkiye’sinde bu ürünleri üreten firma bulunmamaktaydı. Tamamen uzak doğu ürünlerinin hakim olduğu piyasadaki ürünler EN1677 standartlarına uyum göstermediği gibi iş güvenliğini de tehlikeye atmaktadır. Uzak doğu menşeli bu ürünler 4.1 emniyet katsayısı ile satılmaktadır fakat yaptığımız testlerde 3 katı yük testine yaklaşanlar istisnadır. Maalesef fiyat odaklı Satınalma ve iş güvenliği eksikliğinden dolayı rahatça kullanılan bu ürünler için başvurusunu tamamlamış olduğumuz yasal yaptırım taleplerimiz olmuştur ve ileriki dönemlerde bu yaptırımlarında mevzuata tabi olmasını bekliyoruz.

Türkiye’deki iç piyasadaki durgunluğun kısa zamanda kalkmayacağı görüşünde bulunan Türen, ‘’Geçen yıl 15 Temmuz’da yaşanan darbe teşebbüsü, coğrafyamızdaki süren savaşlar ve referandum belirsizliği iç piyasaları olumsuz etkiliyor. En azından 2017 yılı sonuna kadar bu belirsizliklerin kalkacağını düşünmüyorum. Planlarımızı bu senaryoya göre yaptık. İç pazardaki durgunluktan kaynaklanan ciro azalışını ihracat pazarlarında yeni ürünler ile var olarak dengeledik" şeklinde konuştu.


(function(i,s,o,g,r,a,m){i['GoogleAnalyticsObject']=r;i[r]=i[r]||function(){ (i[r].q=i[r].q||[]).push(arguments)},i[r].l=1*new Date();a=s.createElement(o), m=s.getElementsByTagName(o)[0];a.async=1;a.src=g;m.parentNode.insertBefore(a,m) })(window,document,'script','//www.google-analytics.com/analytics.js','ga'); ga('create', 'UA-6876172-15', 'auto'); ga('send', 'pageview');